Gelir Yönetiminin önemli bir parçası olan Yield Management birçok otel tarafından uygulanan ve otelin gelirlerini maksimize etmeyi hedefleyen bir sistemdir.
Bu sistem birçok verinin bilimsel olarak değerlendirilmesi ve sonrasında verilen doğru kararlar ile otellere bulundukları pazarda gelişmelerini sağlar.
Bu konunun Türkiye otelciliğinde yeni olması, birçok hatayı da beraberinde getiriyor. Başlıca yapılan hataları aşağıdaki başlıklar altında inceleyebiliriz.
Yield Mngt Ön büro departmanının görev alanıdır: Yield başlı başına bir departman olup ; ön büro, satış ve rezervasyon departmanlarına operasyonlarına ve kararlarına ışık tutan mercidir ve dolayısı ile ön büro gibi asli işi farklı olan bir departmana ek iş olmamalıdır. Aksi uygulandığı takdirde otel gelirlerine ciddi zararlar verebilir.
Hafta içi ve Hafta sonu fiyatlandırma politikasının aynı olması: Hiçbir otelin hafta sonu doluluğu ve ortalama oda fiyatı, hafta içi fiyatı ile aynı olamaz çünkü talep niteliği farklıdır. Bu noktada her otel fiyat politikası bu yönden gözden geçirmelidir.
Markanın kendi başına oteli dolduracağını düşünmek ve her şeyi markaya bırakmak: Evet bir otelin marka haline dönüşmesi otele çok şey katar, ancak bu markanın bir yere gelmesi uzunca bir zaman alır. Fakat unutulmamalıdır ki, bir de rakipler ve onların uyguladıkları fiyat ve kanal yönetim stratejileri, misafirlerin tercihlerini önemli ölçüde etkilemektedir. Bununla beraber Yield departmanı, satış ile çok sıkı bir şekilde iç içe olmalıdır ki, otelin hedeflediği maksimum gelire ulaşılsın.
Kısa vadeli hedefleri önceliğini her zaman uzun vadeli hedeflerin üzerinde tutmak: İşte bu, kimsenin aklından bile geçirmemesi gereken en yanlış stratejidir.
Tüm gelirleri geldikleri kanal gözetmeksizin aynı farz etmek: Her gelir kanalının ya da segmentin kendine has dinamikleri vardır ve bunu yok saymak yapılabilecek en büyük hatalardan biridir.
Kullandığımız Yield Management sisteminin insan zekâsından daha önde olduğunu düşünmek: Birçok otel yield management sitemini destekleyen yazılım ve araçlar kullanmaktadır. Bunlar bu departman başında oturan kişilere geçmiş ve gelecek verilerini inceleyerek bazı önermelerde bulunurlar. Bu önermeleri hiç değerlendirmeden uygulamak, profesyonel bir yield müdürünün yapabileceği bir hata olmaktan çok bir gaflettir. Unutulmamalıdır ki Yield sisteminde kullanılan programlar bizlerin kararları verirken belli bilinenlerden yola çıkarak bizlere bir bakış açısı sağlarlar hâlbuki doğru olan bu faktörleri dışarıdaki etkenlerle birlikte analiz edip bir karara varmaktır. Yani eğitimli bir insan zekâsı her zaman en önemli karar mekanizmasıdır.
Fiyatları düşürmenin gelir arttırmak için efektif bir yöntem olduğuna inanmak: Yöneticiler ve işler kötüye gittiğinde fiyatları hemen düşürerek geliri artırma yönteminin doğruluğunu savunurlar. Bu ciddi bir yanlıştır, kim bilir kaç sene uğraşarak yükselttiğiniz ADR birkaç ayda elinizden uçar gider ve tekrar aynı noktaya taşımak yıllarınızı alabilir. Dolayısı ile bu tip bir kararı vermeden önce çok düşünülmelidir.
Sonuç olarak eğer nereye gideceğinizi bilmiyorsanız, oraya varmanız da mümkün değildir. Gelir Yönetim sisteminde yıllık bir fiyat ve doluluk stratejiniz ve bunu destekleyen Pazar ve rakip analiziniz, ayrıca Yield yönetimi etrafında kenetlenmiş bir iş geliştirme departmanınız yok ise maalesef sonuçlar hiç iç acıcı olmayacaktır. Gelir yönetimi sadece bir sistem değil aynı zamanda tüm çalışanlar benimsemesi gereken bir kültürdür.
HotelPartner
İlhan Ertan
|